Her bölgede olan fakat hiçbir yere ait olmayan bir yaşam kültürüne sahip olan Romanlar, diğer insanlar tarafından çoğunlukla toplumun “Ötekisi” olarak kabul edilmiştir. Bu tarzda bir ötekileştirme genellikle rasyonel bir süzgeçten geçirilmeden oluşturulmuş, mitler, efsaneler ve dinlere yapılan referanslarla daha kuvvetlendirilmiş ve önyargılarla ortaya çıkan bu durum zaman içinde maalesef toplumsal ayrımda en büyük gerçeğe dönüştürülmüştür. Öyle ki, artık bu durumu Romanlar da kanıksar hale gelmek zorunda kalmışlardır. Bu yüzden dünya tarihinde en çok hor görülen, saldırıya, aşağılanmaya ve zaman zamanda katliama uğrayan bu sahipsiz insanlar yaşadıkları yerlerden de göç etmek zorunda kalmışlardır.

Ahmet Haşim’in “tabiata en yakın insan ırkı” diye tarif ettiği bu insanlar, her bahar mevsiminde toprak ananın yeniden canlanışını kutlamak için 5-6 Mayıs’ta bir araya gelirler. Onları “Çingene” diye adlandıran diğer insanların yani “Gacoların ve Gacilerin” yaşamlarından, mahallelerinden, bayramlarından ve eğlencelerinden uzak tutulan Romanlar, bu iki gün boyunca yaşamın onlara getirdiği tüm zorluklara inat edercesine “Kakava Ateşi”nin yakılmasından sonra müzikle beraber gecenin geç vakitlerine kadar oynayıp eğlenirler. Herkesin derin uykusunda olduğu seher vaktiyse tüm romanlar nehir kenarlarına inerler ve kâğıtlara yazdıkları dileklerini veya kıyafetlerini suya bırakırlar. Bu ritüelin en önemli sebebi; on bin yıl önce Hindistan’daki ata topraklarından ayrıldıkları zaman onlara yol gösteren liderlerinin bir nehirde kaybolmasından dolayı başsız kalmaları ve dünyada oradan oraya göç etmeleridir. İşte her Kakava Bayramında yaşadıkları yerlerdeki nehir kenarlarına inen Romanlar on bin yıl önce kaybolan liderlerinin dönüp onları bir araya getirmesini, öteki olmaktan kurtarmasını ve asırlık sürgünü sona erdirmesini beklerler. Romanları böylesine eğlenirken gören diğer ötekilerse hayatlarının tüm zorluğuna rağmen onların her zaman böyle neşeli olduklarını yine önyargılı olarak düşünürler. Aslında biz ötekilere eğlence diye görünen “Kakava” Romanların hayatta sahip oldukları en büyük umutlarının yılda bir defa da olsa ortaya çıktığı günden başka bir şey değildir.

Yorum Yazın