Bir tarafı engin dağlarla çevrili, diğer yanı uçsuz bucaksız sahranın sarmaladığı, hiç beklemediğiniz bir anda upuzun vadilerin karşıladığı, çölün ortasında kerpiçten gökdelenlerin yükseldiği bir ülkeyi hayal edin. İşte burası Yemen…

Saba Melikesi Belkıs’ın ünlü barajı, baharat ticaretinin geçiş noktalarından biri olan Hadramut Vadisi, büyülü Duan Vadisi, Kızıldeniz’in en önemli limanı Hudaydiye, kahveyle özdeşleşen Mokka şehri, çarşılarıyla ünlü Taiz, başkent Sana ve daha birçok yer çölün ve gizemin büyüsüyle keşfedilmeyi bekliyor…

Yemen’e gitmek için hareket noktası Türk Hava Yolları’dır. Yemen’de son dönemlerde meydana gelen siyasi karışıklıklar, ekonomik hayatı geriletmiş, dış dünyayla ilişkisi azalmış ve bunun bir sonucu olarak Sana’ya uçan şirket sayısı belirgin ölçüde azalmıştır. Türk Hava Yolları Sana’ya uçan az sayıda uluslar arası havayolu şirketlerinden biridir. Birçok Avrupa’lı Yemen’e İstanbul üzerinden ulaşıyor.

SANA

Sana Yemen’in en büyük şehri ve ülkenin başkentidir. “64 Minareli Şehir” olarak da adlandırılan Sana’da İslam’ın ilk camilerinden Ulu Camii, Salahaddin Camii, Osmanlı dönemi eserlerinden Kubbet’ül Talha Camii, El Mütevekkil Camii ile Kubbet’ül Bekiriye Camii, El Sanatları Müzesi, Askeri Müze ve Eski Üniversite Müzesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir. İki yıl önce ibadete açılan Cumhurbaşkanı Camii de ziyarete değer. Ülkenin en özgün alışveriş yeri ise El Milh Çarşısı’dır. Bu otantik çarşıda kahve, hurma, inci, kumaş, cembiye alabilirsiniz. 

Sana’dan günübirlik geziler yapmak mümkün. Şehir merkezinden ayrılırken yanınıza mutlaka bir mihmandar alın. Şehirden sadece askerin kontrolündeki noktalardan giriş / çıkış yapılabiliyor. Bu nedenle giriş çıkış saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Yirmi dakikalık mesafede bulunan Dahr Vadisi’nde kayaların üzerinde bulunan ve 1930’larda inşa edilen İmam Yahya’nın yazlık sarayı olan Dar Al Hajar’ı ziyaret edebilirsiniz. Osmanlı İmparatorluğu’na karşı İngilizler’le ittfak kuran İmam Yahya bu sarayda büyük haremiyle yaşamıştır.

Sana’dan iki saatlik mesafede görmeye değer bir başka yer Amran’dır. Üç ve dört katlı kerpiç evleri, Yahudi Mahallesi, okula giden sevimli ve konuksever öğrencileriyle Amran Kuzey Yemen’in en güzel şehirlerinden biridir. Şehir surları birkaç yıl önce onarıldı ve iyi durumda. 

MAĞRİB VE SABA MELİKESİ BELKIS

Saba Krallığı’nın başkenti Mağrip’e üç saatlik bir yolculuktan sonra varılıyor. Kerpiç’ten gökdelenlerinin bulunduğu Eski Mağrib, Ay Tanrısı tapınağının bulunduğu Arş Belkıs, en büyük tapınağın görüleceği Mahram Belkıs ve eski Baraj kalıntıları Mağrib’te mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.  Bir Türk inşaat şirketinin yaptığı Yeni Barajı’nı da ziyaret edecekleriniz arasına koymayı unutmayın. Kalabileceğiniz tek yer var: Dört yıldızlı Belkhis Otel. Şehir tek başına yürüyüş yapmak için pek elverişli bir yer değil. Eli silah tutan herkeste her türlü silah var. Mermiler bakkal dükkanlarında ihtiyaç maddesi olarak satılıyor, bu nedenle geceleri tek başına yürüyüşten kaçınmak gerek.

DOĞU ÇÖLÜ

Mağrib kabilelerin kontrolünde olan bir yer, bu nedenle ziyarete zaman zaman kapatılıyor. Şansınız olur da açık haline rastlarsanız sizi bütün görkemi ve gizemiyle Doğu Sahra Çölü bekliyor.

Doğu Çölü’nü aşmak için 4 x 4 olan bir araca ve size çölü geçirecek bedevi bir rehbere ihtiyacınız vardır. Çöl rehberi refakatinde Yemen’in en büyük çölü olan Doğu Çölü’nü 10 saatte aşabilirsiniz. Safir ve Ramlat El Sabatayn yönünden geçeceğiniz kızıl kumlu bu olağanüstü çöl, el değmemiş ve büyüleyici güzelliğiyle biliniyor. Çölde birkaç vaha var. Bu vahaların birinde yemek yiyebilir ve dinlenebilirsiniz.

HADRAMUT VADİSİ

Hadramut Vadisi eskiden baharat yolunun tam ortasında yer alıyordu. Hindistan’dan gelen baharat Hadramut Vadisi vasıtasıyla Mekke ve Medine’ye gidiyor, oradan diğer şehirlere dağıtılıyordu. Vadide eskiden akan akarsular artık eskisi gibi akmıyor, bu nedenle yüzyıllar öncesinde bu vadide sıkça yetişen günlük ağacına da artık çok fazla rastlanmıyor.

Hadramut Vadisi’nin en önemli ziyaret yeri UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı Şibam’dır. Burada kerpiçten yapılan 10-12 katlı çöl gökdelenlerini ziyaret edebilirsiniz. Şibam Belediyesi bir evi restore edip turizmin hizmetine de sundu. Bu evi mutlaka görmelisiniz. Vadi’nin bir başka şehri de Seyun’dur. Katiri Sultanığı’nın eski başkenti Seyun’da 17. yüzyılda Osmanlılar tarafından inşa edilen Ulu Camii, kerpiç ve tuğladan inşa edilen ve eskiden Sultan El Katiri Sarayı olan Seyun Müzesi’ni muhakkak görün.

Vadi’de üçüncü önemli şehir de Tarim’dir.  Tarihte  Kinda Krallığı’nın başkenti olarak bilinen Tarim’de ilginç yapılar bulunuyor. Güney Yemen’in sosyalist rejimine muhalif zengin aileler burada büyük saraylara sahiptiler. Günümüzde Tarim Müzesi olarak kullanılan El Kaff Sarayıı ve Bin Yahya Sarayı ziyaret edilecek yerlerden bazılarıdır. Viktoryen / Hint  tarzında inşa edilmiş bu sarayların eski sahipleri Malezya ve Singapur gibi ülkelere gidip turizme başlamışlar. Kazandıkları paralarla bu binaları inşa etmişler. Savaştan sonra yönetime gelen hükümetle de anlaşamayan bu derebeylerim bazıları günümüzde Suudi Arabistan’da yaşamaktadırlar. Tarim’de görkemli El Muhtar Camii ve minaresi ile  eski valilik sarayı da görülmesi değer yapılardanadır.

MUKALLA, ADEN, TAİZ, ZABİD, HUDAYDİYE

Hint Okyanusu’nun bir yan denizi olan Arap Denizi’nin kıyısındaki Mukalla Güney Yemen’in ilginç yerlerinden biridir. Burada görülecek çok fazla yer olmamakla birlikte Aden’e sahil yolundan giderken zorunlu olarak konaklayacağınız bir istasyon şehirdir.

Beyaz kum tepecikleri, yeşil kaya dağları ve siyah volkanik lavalardan oluşan sahil yolundan ilerleyerek Aden’e varılıyor. Yemen’in en modern şehri Aden’de At-Tawila Sarnıçları, Zerdüştlere ait Sessizler Kulesi, Aden Müzesi, Aden Minaresi, Rinbaud Evi Sira Adası’ndaki Osmanlı Kalesi görebileceğiniz yerlerdir. Bu güzel şehirde kalabileceğiniz en güzel yer Mercure Oteli’dir.

Aden’den kuzeye doğru üç saatlik yolculukla Taiz’e ulaşılıyor. Taiz Yemen’e bir dönem başkentlik de yapmış bir şehirdir. Osmanlı Kalesi’ne çıkarak şehrin en güzel manzarasını görebilirsiniz. El Eşrefiye Camii, El Mutabiye Camii ve Ulusal Müze ve Eski Çarşı’yı muhakkak gezmelisiniz.

UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Zabid’de bazıları Osmanlı olmak üzere çok sayıda tarihi eseri vardır. Mustafa Paşa Camii, İskender Camii, Nasır Sarayı, Zabid Granari Müzesi ve tarihi evleri görülmesi gerekenler arasındadır.

Osmanlı Tarihi’nin önemli olaylarından biri de Yemen Savaşları’dır. Yavuz Sultan Selim zamanında 16. yüzyılda fethedilen Yemen’de Osmanlı egemenliği 1914 yılına kadar sürmüş. Abdülhamid döneminde cereyan eden Yemen isyanları nedeniyle onbinlerce Osmanlı askeri şehit düşmüştür. Mekke ve Medine’nin İngilizlerce işgal edileceği korkusu nedeniyle Abdülhamid Osmanlı ordusunu Hudaydiye limanından Yemen’e çıkarttırıyordu. Osmanlı askerlerinin çoğu bu uzun ve yorucu yolculuk sırasında hastalıklardan hayatını kaybetti. Hudaydiye limanına sağ olarak varan askerler de İmam Yahya’nın pusu kuran isyancıları tarafından şehit edildiler. Hudaydiye günümüzde en çok sayıda Osmanlı eserine sahip bir Yemen şehridir. Türk Mahallesi’nde dolaşabilir ve Osmanlı konut mimarisinin güzel örneklerini görebilirsiniz. Osmanlı Bab’ı Müşrif Kapısı, Eski Çarşı, Osmanlı Kalesi görülmesi gerekenler arasındadır.

YEMEN’DE KADIN

Yemen’e giderken unutmamanız gereken konulardan biri de bu ülkenin şeriat kanunları ile yönetildiğidir. Ülkede kadın ve erkeğin farklı statüleri var. Kadın burada örtülü. Örtünün çeşitleri var. Gözleri görünen, yüzleri görünen ve tümüyle peçeli olan kadınlar. Eğitimli ve bir meslek sahibi olan kadınların yüzü açık, ancak sokakta göreceğiniz kadınların çoğunun ya sadece gözleri görünüyor ya da tümüyle peçelidir.

Akşamları biraz çakır keyif olmak isterseniz yanınızda bir miktar alkollü içkiyi almayı ihmal etmeyin. Yemen gümrüğü turistlerin kişisel tüketim için getireceği alkollü içkilerin girişine izin veriyor. İçkiyi sadece Sana ve Aden’deki beş yıldızlı otellerde bulmak mümkün. Satılan içkiler de ateş pahası.

Avatar
Yazar

Sanat Tarihçi

Yorum Yazın